Müzik Hafızayı Nasıl Güçlendirir?

Hatırlamanın en iyi yolu, hatırlamak istediğimiz şeyleri müziğe aktarmak olabilir. Örneğin tıp öğrencileri, fazla miktarda bilgi konusunda uzmanlaşmak için uzun süre kafiyeleri ve şarkıları kullandı. Artık bu stratejinin ne kadar işe yaradığına dair elimizde yeni bilimsel veriler var.

İngiltere’deki Glenfield Hastanesi doktorlarından Tapas Mukherjee, hastanedeki hemşirelerin ve doktorların yüzde 55′inin astım hastalığının tedavisinde hastane kurallarını uygulamadığını, yüzde 38′inin ise bu kurallardan haberdar bile olmadığını ortaya çıkaran bir anket yüzünden büyük endişe yaşadı. Bunun üzerine Dr. Mukherjee, cep telefonunu kullanarak tüm kuralların yer aldığı kılavuzun sözlerinden oluşan bir şarkıyı bizzat kendisi söyledi ve bunu bir videoya çekti.

Şarkının sözleri “Yüzde 94 ile 98′i hedefleyin artık” gibi bilgilerden (bu, astım hastalarının tansiyon değerlerine dair bir referans) ile ilgili oluşuyor. Dr. Mukherjee videoyu You Tube’a yükledi ve video kısa bir süre sonra tüm hastane personeline yayıldı. Video yayınlandıktan 2 ay sonra, Glenfield Hastanesi’nde yapılan yeni bir ankette doktorların ve hemşirelerin yüzde 100′ünün astım tedavi ilkelerinden haberdar olduğu ve üstelik kurallara uyma oranın da belirgin bir şekilde arttığı ortaya çıktı. Dr. Mukherjee anket sonuçlarını Avrupa Solunum Derneği’nin toplantısında tüm katılımcılara sundu.

Dr. Mukherjee’nin kullandığı yöntemler oldukça modern olsa da, yaklaşımı aslında çok eski bir gelenek olan ve binlerce yıldır kendini insan beyninin belirgin eğilimlerine göre şekillendiren hikaye anlatıcılığına kadar uzanıyor. Yazı dilinden çok daha öncesine dayanan baladlar ve destanlar gibi sözel formlar her kültürde bulunuyor. Yazı öncesi dönemlerde hikayeler, kulaklar için ilgi çekici ve zihinler için ise akılda kalıcı olmalıydı. Aksi takdirde kolayca kaybolurlardı. Sonuç olarak duyduğumuz pek çok mesaj ya kaybolmuştur ya da eğer aktarıldılar ise tanınamayacak kadar değişime uğramıştır diyor psikologların söylentilerin değişimi üzerine yaptığı araştırmalar.

David Rubin bugün bir klasik olan Sözel Geleneklerde Bellek (Memory in Oral Traditions)kitabında şöyle diyor: “Sözel geleneklerin muhafaza edilebilmesi, insan belleğine bağlıdır. Bir geleneğin hayatta kalabilmesi için önce bir insanın hafızasında muhafaza edilmeli, daha sonra bunu zihninde saklayabilen ve tekrar anlatabilen başka bir insana aktarılmalıdır. Ve bu, pek çok jenerasyon boyunca böyle devam etmelidir. Demek ki sözel gelenekler, insan belleğinin sözel içeriğin gündelik iletimi sırasındaki değişimlerini azaltmak için gereken yöntemleri geliştirmiştir. ”

Peki nedir bu stratejiler? Çok eski jenerasyonlardan beri anlatıla gelen hikayeler, soyut kavramlardan çok somut eylemleri tarif eder. Çok güçlü görsel imajlar kullanırlar. Ya şarkı olarak söylenirler ya da ilahi olarak. Ve sesin farklı şekillerini barındırırlar: Aliterasyon, yarım kafiye, tekrar ve her şeyden önemlisi kafiye. Rubin yaptığı çalışmalarla, günümüz üniversite öğrencilerinin, bir baladın içindeki iki kelime kafiye ile bağlandığında bunu kafiye olmayan kelimelerden çok daha kolay hatırladıklarını ortaya çıkardı.

Sözel anlatıların evrensel özelliklerinin başında mnemonik teknikler geliyor, yani insanların zaman içinde hafızaya yardımcı olması için geliştirdikleri destekler. Bunlar insan belleğinin güçlü yanlarını kullanmayı ve güçsüz yanlarından kaçınmayı sağlıyor.

Şarkılar ve kafiyeleri her tür bilgiyi hatırlamak için kullanılabilir. Bellek ve Biliş (Memory And Cognition) dergisinde yeni yayınlanan bir çalışmaya göre yetişkinler yeni bir dili, kelimeleri konuşmaktansa şarkı olarak söylediklerinde daha etkin öğreniyorlar. Bunu edebiyata bile uyarlamak mümkün. Örneğin eğitim girişimcisi Jonathan Sauer ile hip-hop sanatçısı Andy Bernstein’ın projesi olan Book Tunes, uzun ve çok kelimeli kitapları kompakt, akılda kalıcı ve sürekli bir ritmin üzerine söylenen rap şarkılarına dönüştürüyor. İlyada ve Odise gibi dünyanın pek çok muhteşem edebiyat eserinin de sözlü şarkılar olarak başladığını unutmamak lazım. İnsanoğlu asırlardır kafiye ve şarkı ile hatırlıyor. Neden bu geleneği günümüze uyarlamayalım ki?

Bu konuda ülkemizden de harika bir örnek var: Rize’nin Çayeli ilçesindeki Yamantürk Ortaokulu’nda matematik öğretmeni olarak görev yapan Mehmet İnal, müziğin bellek üzerindeki etkisini eğitim alanında kullanıyor. İnal, öğrencilerine matematik formüllerini gitar eşliğinde bestelediği şarkılarla öğretiyor.

Kaynak : http://blogs.kqed.org/mindshift/2013/09/how-music-can-improve-memory/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.


9 + = 12


*