Tamamen Durmamak İçin Durmak

Genel anlamıyla mola, bir yolculuk sırasında dinlenmek için yolculuğa ara vermek demektir.Yolculuklarda,özellikle kara yolculuklarında mola vermek gerektiğini biliriz de,yaşam yolculuğu  sırasında da bazen mola vermek gerektiği pek çoğumuzun aklına gelmez.(kara yolculuğu sırasında herkesin mola vermesi gerektiğini bildiğinden pek emin değilim.;nice sürücü,bir günde dokuz saatten,aralıksız olarak ise beş saatten fazla araba kullanmama kuralını bilmiyor;nicesi de  direksiyonun başından uzun süre kalkmamayı yiğitlik sayıyor.)

Evet yaşam yolculuğu sırasında, yerinde ve zamanında mola vermek,yaşamımızın kalitesini ve süresini arttırabilir.Molasız çalışmak,bir gün tamamen durmaya,en azından tükenmişliğe yol açabilir.Bu yüzden tamamen durmamak için arada,kısa ya da uzun molalar vermekte yararlar vardır.İşkolik olduğumuz zaman mola,zaman kaybı gibi gelebilir.Ancak işlevsel bir yaşamda,yerinde kullanılan molalar,kısa vadede zaman kaybı gibi görünse de,uzun vadede kazanç getirir.

Mola iki ana konuda verilebilir.Bunlardan birisi,zihinsel veya bedensel yorgunluk olduğunda dinlenme amaçlı mola vermektir,diğeri ise öfke kontrolü amacıyla mola vermektir.

Genel Öfke Kontrolünde Mola

Mola, tarihin eski çağlarından beri farklı adlarla da olsa,öfke kontrolünde kullanılan bir yaptırım şekli.Bu anlamda mola,öfke duygusu ile öfkeli davranış arasına belli bir mesafe koymak demektir.Çeşitli tarzlarda uygulanır.Örneğin kültürümüzde ”La havle…..” diye başlanıp yedi sekiz saniyelik bir la-havle çekilir.Şimdilerde öfkelenenlere 20 ye kadar saymaları öğütleniyor.Bazı sporlarda,örneğin buz hokeyinde hırçınlaşan oyuncuları belirli bir süre için saha dışına alıyorlar.Bunlar kişilerin kendi kendilerine verdikleri veya dışarıdan verdirilen molalardır.

Kötü giden evliliklerde boşanmaya yönelmeden önce çiftin evliliğe mola vermesi önerilebilir.Bu geçici ayrılık  dönemi bazen ,kadının ve erkeğin sakinleşmesine ,evliliklerinin artılarına ve eksilerine sakin gözle bakabilmelerine yol açar.Boşanmak üzereyken mola veren,birkaç aylık ayrılık döneminden sonra  evliliklerini başarıyla yürütmeyi beceren çiftler vardır.Soluklanma genellikle işe yarar.

Çocuklara  Mola

 Batı ülkelerinde mola çocuklara yaygın olarak uygulanıyor.Mola kısaca şu:hırçınlaşan öfkeli davranışlar sergileyen çocuklar veya gençler,bir süreliğine ortam dışına çıkarılır.Çocuklara mola uygulanırken dikkatli olmak gerekir.Mola sadece hırçınlaşan ve disiplini bozan davranışlarda bulunan çocuklara uygulanmalıdır.İstediğimiz şeyler yapmayan çocukları molaya  göndermek yanlıştır.Yemek yemedi,ödev yapmadı diye çocuğu molaya gönderirsek bu mola değil hapis cezası olur.

Mola konusunda dikkat edilmesi gereken gereken diğer önemli bir nokta da,çocuğun mola için gittiği yerin,bulunduğu yerden,belirgin bir şekilde daha çekici olmaması gerekir.Mola yeri,sakinleşmek için kısa süre durulan bir ortam olmalıdır.

Ailemizde Bir Mola Uygulaması

Aileme ait bir anıyı okuyucularımla paylaşmak istiyorum.(Bunun için ev halkından izin aldım)

  Küçük kızımız 4-5 yaşlarıydı;zaman zaman,özellikle de sofrada hırçınlık ediyordu.Eşim meslektaşımdır;kitaplardan okuduk,değerli bir çocuk psikoloğu arkadaşımıza danıştık.,mola uygulamaya karar verdik.Birkaç defa hırçınlık yaptığında,olayı kendisine açıklayarak odasına gitmesini söyledik.Mola uygularken kitaplarda yazmayan bir şey ekledik.Birlikte yemek yerken onu molaya göndereceğimiz zaman”odana git, sakinleş,gel;sen gelene kadar biz diğer yemeğe geçmeyeceğiz,seni bekleyeceğiz”dedik.

      Diğer yemeğe geçmememizin üç gerekçesi vardı:Birincisi,diğer yemeğe geçmeyip onu bekleyerek,kendisini yalnız hissetmemesini sağlamak,grubun/ailenin bir parçası olduğunu hissetmesini istedik;ailede birinin bir sıkıntısı varsa,bunu herkes paylaşmalıydı.İkinci neden,sofradakilerin kendisini bekliyor olmaları,üzerinde bir baskı yaratsın ve  bir an önce sakinleşsin düşüncesiydi.Üçüncüsü de belki de asıl neden,o olmadan yemeğin boğazımızdan geçmemesiydi.

Mola uygulaması iyi sonuç verdi.Kızımın sofradaki -özellikle ablasıyla arasındaki- hırçın davranışları büyük ölçüde azaldı.Ancak bir gün ilginç bir şey oldu.Bir akşam sofrada yemek yerken ben sesimi yükselttim.(Ben bu olayı eşim sesini yükseltti diye hatırlıyorum;ancak eşim” yanlış hatırlıyorsun, o sendin”diyor.Neyse eşimin hafızası daha güçlü olduğu için olayın öznesini ben diye belirttim.Evet ben sesimi yükselttim.Bir an küçük kızımın gözleri parladı ve ”Baba çabuk odana git,sakinleş,öyle gel!”dedi.

O an,” bu  kural sizin geçerli,büyükler için değil”demeyi düşündüm,ancak vazgeçtim.Daha sonra eşimle konuşup mola uygulamasında değişiklik yaptık.Yeni kuralımız şuydu:Sofrada sesini yükseltip gerginlik yaratan odasına gidip sakinleştikten sonra dönecekti.Bu kural,yani mola uygulaması çocukların yanı sıra biz büyükler için de geçerliydi.

Sonra ne oldu ?Yeni uygulamayı izleyen günlerde ailedeki herkes ayağını denk aldı;mola almamak için dikkatli davrandık.

 Üstün Dökmen (Küçük Şeyler adlı kitabından alıntıdır.)