|
EMPATİ
|
|
Cumartesi, 21 Kasım 2009 00:04 |
|
Hayata gözlerimizi açtık, Önce ellerimizi inceledik sonra çevremizdekileri. Konuşmayı öğrendik ve ilk tepkilerimizi gözlerimizle verdik daha sonra konuşmalarımız ve tavırlarımızla... Sevinçli bir haber aldığımızda havalara uçuyor, üzücü bir haber aldığımızda başımız omuzlarımız arasında kayboluyordu.
Normal olan buydu çünkü herkes bu şekilde hareket ediyordu.Günümüzde kriz kelimesinin sık kullanılır olmasından sonra bu şekilde düşünmeyen insanlar da artık bir yolunu bulup başımızdaki bu olumsuzluğu atmalıyız diye düşünmüşlerdir. Ama yıllardır zaten krizleri fırsata çeviren kişilerin hikayesini okuyoruz. Acaba bu insanlar özel insanlar mı yoksa daha önce bu tip şeyler sürekli onları mı bulmuştu?
Her iş'te bir hayır vardır cümlesinde bile , İşin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğu belirtilmemiş. Yıllar önce söylenilen bu söz bile konuya ne kadar yardımcı olacak nitelikte olduğunu gösteriyor. Sadece olumlu olanı duymak, olumlu olanı görmek ilk etapta bizi mutlu edebilir ama olumsuzlar bile kendi içinde bir olumluluk gizlemektedir. Yaşamımızda her gün bir çok olumsuzluk ifade eden cümle kullanıyoruz ve bunları ifade ederken yüzümüz asılıyor yada cümlelerimizi dudak ucundan söyleyerek isteksizliğimizi ve keyifsizliğimizi vurguluyoruz.
Biraz Pollyanna'cılık oynamak gerekse de , konuşmalarımızdaki olumsuz ifadeleri en aza indirgemeye calışmalı ve bunları telaffuz ederken güven duygumuzu kaybetmeden olumlu olanı arar bir vaziyette telaffuz etmeliyiz. Bu şekilde devam eden eylemlerde ; söylenenler düşünceleri , düşünceler davranışları, davranışlarda sonuçları oluşturur.
Acaba tam tersini düşünerek hareket etsek ne olurdu? Sevinçli bir haber aldığımızda bunun arkasından gelecek zafer etkisinin yaratacağı boşluğu doldurmaya çalışmak ve üzücü bir haber aldığımızda bunun ne gibi fırsatlar yaratarak bizi nelere teşvik edeceğini düşünmek ve bu yönde adım atmak.
Kontrolünüzün elinde olduğu bir ortamda nasıl kendinize güveniniz tam ise kriz ortamlarında da kontrolden çıkmış görünen faktörleri etkiniz altına almaya ve gidişatı en kısa sürede olumlu olana çevirebilmek kendimize olan güven duygusu ile sağlanabilir. Önceki bölümlerde bahsettiğimiz gibi sizi olumlu şekilde düşünebilmeye iten başarılarınızı sürekli yaşayabilecek konumda hissetmeyi öğrenmeniz işinize çok yarayacaktır.
Yazan : Turgay GEZİCİ
Bu yazi 255 Defa Okunmustur |
Yorumlar
Merhabalar Gülersun Hanım, Kişisel gelişimimizin amacının zaten hayatın içinde, AN'ı keşfederek, kendimizi sadece o bakış açısıyla değerlendirebilmek olduğunu düşünüyorum. Aynı anlamda çevremizdekilerin de olumsuz düşüncelerinden sıyrılmasını sağlamak ve enerjilerini yönlendirebilecekler i doğru yönler göstermek hedeflerimiz arasındadır. Bizlerin farkındalıklarının sonucunda yaptığımız en ufak yardımlarla bile çevremizin nasıl etkilendiğini görmüşsünüzdür. Bu sitenin amacı da bundan ibarettir. Özellikle dünya üzerinde tüm insanlık için yapabileceğim birşey olduğuna inanırdım. Kendi toplumuma bu şekilde ifade ederek de amacımı yaşattığıma inanıyorum. Teşekkür ederim. Değerli yorumlarınızı her zaman beklerim. Saygılar & Sevgiler.
Turgay bey, yazınızı okudum.Ben de kişiselgelişimkonusu yla ilgiliyim ve yazdıklarınıza katılıyorum.Ama iş uygulamaya gelince hiç de kolay olmadığını görüyorum.Düşünceleriniz ve içinde bulunduğunuz olumsuzluklar birbiriyle içinizde savaşıp dururken yıllar su gibi akıyor.Siz kişiliğinizle meşgulken hayat ellerinizden akıp gidiyor.Pozitif düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.