|
Pazartesi, 12 Nisan 2010 01:59 |
|

Hayatımızı kendi sahnemizden izliyoruz. Kendimiz yazıyor, kendimiz yönetiyor ve kendi kendimizi alkışlıyoruz. Rolümüzü o kadar iyi oynadığımızı düşünüyoruz ki salonda kendimizden başka alkış sesi duyup duymamayı dahi önemsemiyoruz. Yapabileceğimizin en iyisi buysa kimin ne dediği neden umrumuzda olsun gibi düşünebiliyoruz.
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 10:49 |
|
Öyle bir zaman gelir ki daraldığımızı hissedip, sorumlu olduğumuz kişilerden, işlerden , evimizden, işyerimizden köşe bucak kaçmak, yok olmak isteriz. Üzerimizde giderek baskı haline gelen bu duygu, bizi teşvik etmek yerine herşeyden soğutmaya başlamıştır. Sorumluluklarımız kazandırdığı imtiyazlardan daha çok sıkıntılarıyla biz kendini gösterir. Peki çözümümüz daha az sorumluluk almak mı? yada hiçbir sorumluluk almayarak gelişi güzel bir yaşam biçimi seçmek mi?
|
|
FARKINDALIK
|
|
Çarşamba, 10 Şubat 2010 01:34 |
|
Beğendiğimiz bir ürünü satın aldıktan sonra sanki büyüsü kaybolmuş gibi gelebilir. Satın almadan önce evire çevire incelediğimizde hayran kalmışızdır ona fakat eve getirdiğimizde bir köşeye atıveririz. İsteğimize sahip olmanın verdiği bir tatmin duygusu da buna neden olabilir. Bizi ilgilendiren durum ise bunu satın almaya iten nedeni/ortamı inceleyerek kendi yaşantımız açısından faydalarını nasıl kullanabileceğimizdir. Yani bir ürün yada hizmeti satın almak için bulunduğumuz ortamın acaba hangi yönleri bizi motive etmektedir?
|
|
FARKINDALIK
|
|
Perşembe, 21 Ocak 2010 21:50 |
|
Çocukluk döneminden çıkıp erginlik dönemine ve oradan da yetişkinlik dönemine ulaştık. Büyümenin evrelerinden örülü bu alemde birileri tarafından büyütülüyor ve büyümenin sorumluluklarımızı birer birer arttıran ve özgürlüğümüze kucak açan bir olgu olduğunu anlıyoruz. Büyümenin sadece biyolojik boyutuna değil soyut anlamını da değerlendirmek istiyorum.
|