|
FARKINDALIK
|
|
Pazar, 22 Kasım 2009 15:49 |
Düzenli olarak gittiğimiz yerler vardır hayatımızda. Okul hayatımız bizim için en güzellerinden birisidir. Arkadaşlık temellerinin yeni yeni atıldığı, sınıf içerisinde tatlı haylazlıklarla hatırlanan, okula gitmemek için kafa kafaya verilip planlar yapılan ve en çok da bugün okulu kırdık diyebilmenin heyecanı ile dolu dolu anılar... İş hayatına atılmadan önce alınan kurslar yada eğitimlerde de bir takım arkadaşlıklarımız olur. Karşılık beklemeksizin ortamdaki komik olaylara gülerek, gırgır şamata geçen bir zaman süreci.
|
|
FARKINDALIK
|
|
Pazar, 22 Kasım 2009 15:14 |
Canımızdan çok sevdiğimiz yakınlarımızı sürekli düşünür ve onların kılına dahi zarar gelmesini istemeyiz. Birlikteyken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, onlardan ayrı iken birçok şeyden keyif almayız. Yaşantımız gereği onlarla birlikte dışarıda gezeriz, seyahate çıkarız ve eğlenmek güzel vakit geçirmek için elimizden geleni yaparız. Konunun giriş kısmında örnek olarak sevdiklerimizi vurgulamak istememin nedeni, önermek istediğim şeyin sizi daha çok motivesi etmesi içindir.Günümüzde "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" şeklinde herkes almış başını gidiyor. Bunu biraz da olsun kırabilmek , kendi bencilliğimizi görebilmek ve başkalarına yardım etmenin o kadar da çekinilecek bir yan olmadığını ifade etmek istiyorum bu yazımda.
|
|
FARKINDALIK
|
|
Pazar, 22 Kasım 2009 12:30 |
|
Kendini daima güvende hissetmek isteyen insanların en büyük kozu karşısındakine bir yem atarak onu denemektir. Bazen bunu maddi olarak denerler bazen de arkadaş yada çevre içerisindeki ortamında nüfuzunu kullanarak. Böylelikle bir insanın notunu kendi kafalarına göre bu olayın sonucuna göre verirler. Ne kadar doğru bir tahlil olabilir ki bu yöntem? Hepimizin zaafları var sonuçta. Bu zaaflarımızdan faydalanılarak hazırlanan tuzaklara düştüğümüzde , bunu hazırlayan kişi tarafından " Zaten düşündüğümüz gibiymiş" şeklinde yorumlanılması, eğer bu tuzaktan kıl payı kurtulmuş olunsa dahi bir sonraki için hazırlığa girişilmesi.
|
|
FARKINDALIK
|
|
Pazar, 22 Kasım 2009 12:07 |
|
Yazımın konu başlığına baktığınızda siz hangisi olmak isterdiniz ? Başkalarını devamlı kontrol huyunuzdan dolayı kendi işinize vakit ayıramayanlardan mısınız ? Yoksa kendi isteklerinizin başkaları tarafından onaylanmasına ihtiyaç duyanlardan mısınız? Yada başkalarını mutlu etmek için ne yaptığınızı bile anlamadan bir o yanaaa bir bu yanaaa , dalgaların kıyılardan kıyılara savurduğu bir fındık kabuğu musunuz?
|