| Küçük bir dokunuşla hayata hayat katın... |
|
|
| FARKINDALIK |
| Pazar, 22 Kasım 2009 15:14 |
Canımızdan çok sevdiğimiz yakınlarımızı sürekli düşünür ve onların kılına dahi zarar gelmesini istemeyiz. Birlikteyken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, onlardan ayrı iken birçok şeyden keyif almayız. Yaşantımız gereği onlarla birlikte dışarıda gezeriz, seyahate çıkarız ve eğlenmek güzel vakit geçirmek için elimizden geleni yaparız. Konunun giriş kısmında örnek olarak sevdiklerimizi vurgulamak istememin nedeni, önermek istediğim şeyin sizi daha çok motivesi etmesi içindir.Günümüzde "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" şeklinde herkes almış başını gidiyor. Bunu biraz da olsun kırabilmek , kendi bencilliğimizi görebilmek ve başkalarına yardım etmenin o kadar da çekinilecek bir yan olmadığını ifade etmek istiyorum bu yazımda.Bildiğiniz gibi globalleşen dünyamızda artık kazaların ve sakatlanmaların türleri de değişti. İstiklal caddesinde yürürken başınızın üstüne koskoca cam blok düşebiliyor, yada balkonunuzda akşam sefanızı yaparken birdenbire bir maganda kurşunu ile hayatınız kararabiliyor, trafikte birdenbire sizden yol alamayan bir dağ kaçkını önünüzü kesip size zarar verebiliyor. Türlü türlü durumlar mevcut peki bu kendi başımıza yada bir yakınımızın başına geldiğinde sağlık ekipleri yetişene kadar hayatta kalabilecek ilk yardım bilgisine sahip miyiz? Geçirilen bir kaza sonucunda bulunduğumuz konumdan karga tulumba taşınmak sureti ile kaç kişi ömür boyu sakat kalmış yada iç kanama sonucu hayatını kaybetmiştir, rakamsal olarak bilemiyorum.Fakat kendi aldığım ilkyardım eğitimine dayanarak söyleyebileceğim şey; Bundan sonra yaralı kişinin bulunduğu yerde bir tehlike yoksa kımıldatılmaması ile çok daha fazla hayatın sakat kalmadan devam ettirebileceğini farkettim. Yaralı kişinin bilinci yerindeyse onu konuşturmak sureti ile sağlık ekipleri gelene kadar moralini yüksek tutmasını sağlayabilir ve kaza hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Daha farklı yaralanma türlerinde de aynı şekilde alacağımız önlemler sayesinde ortamı güvenli hale getirebilir ve bu kazanın daha fazla sayıda insan kaybına yol açmamasını sağlayabilirsiniz. Birçoğumuzun düşünebileceği gibi başımıza gelene kadar BU EĞİTİMİN NE KADAR ÖNEMLİ olduğunu anlamak mümkün olmayacaktır. İlkyardım eğitimi almak ve bu bilgiyi kullanabilecek kadar kendimize güvenimizin olması, sevdiklerimizin yada kendi başımıza gelecek bir kazanın yada istenmeyen durumların hasarının en aza indirgenmesinde çok önemli rol oynayacaktır. Elektrik çarpması sonucu yerde baygın yatan bir sevdiğinizi düşünün. O an ne yapacağınızı bilirseniz paniğe kapılmak yerine onun hayatını kurtarabilirsiniz. Yada bir şekilde zehirlenen birisini gördüğünüzde ( gıda, kimyasal türde yada gaz şeklinde) ilk önce neler yapacağınızı bilmeniz gerçekten çok önemlidir. Öğreneceğiniz birkaç madde ile hayatınızda yer alan değer verdiğiniz bir insanın bundan sonraki hayatına devam etmesi, belki de şu an alacağınız kararla bu eğitimi almaya bağlıdır. Hobi olarak bir çok şeyle uğraşabilir, futbol maçlarını kaçırmamak için saatler öncesinden izlemeye zaman ayırabilirsiniz ama bunlar sizin hayatınızda birkaç saatin güzel geçmesini sağlayacaktır. Peki bu birkaç saatinizi hayatımızın can damarı olan sağlıkla ilgili yepyeni bilgiler edinmeye ve yeri geldiğinde kullanarak aslında kendimize değer vermemizin başkalarına daha çok değer vermek olduğu anlamına gelmesine neden inanmayalım. Dışarıda yemek yediğinizi farzedelim ve hemen yan masada bir kişinin boğazına kaçan yiyecek parçası yüzünden yavaş yavaş morarmaya başladığını görüyorsunuz. İşte bu anı gözünüzde canlandırmaya çalışın, herkesin adamın sırtına deli gibi vurduğunu, ve diğerlerinin korkulu bakışlar içinde dona kaldığını farkedeceksiniz. Çünkü bir hayatın gözlerinizin önünde pisi pisine gitmesi berbat bir duygudur. Böyle bir durum evinizde yetişkin birisinin yada küçük çocuğunuzun başına da gelebilir. Onbinlerce kaza ihtimali var ve birçoğunda yapılan yanlış müdahaleler yada sağlık ekiplerinin gelmesini bekleyerek kaybedilen zamanın sonucunda, bundan sonraki hayatına, engelli bir şekilde devam etmek zorunda kalan sevdiklerimiz yada gözyaşları içinde uğurlanan bedenini, "kader Onu bizden aldı" şeklinde yorumlarımızla mı hatırlamak zorundayız? Onun kaderi bizlere bağlı ise yada bizlerin kaderleri başkalarına bağlı ise hayat ile alay edercesine yaşamak zorunda mıyız? Önleminizi almak ve kendinize artık yatırım yapmanız için zaman çok geç değil. Hiç de geç değil!!! Lütfen Unutmayın; sadece sağlık ekipleri gelene kadar çevrede alabileceğiniz önlemler bile yaralıya müdahale edebilmeniz kadar önemlidir. Elektrik yada gaz kaçağı olan bir yerde derhal şebekeyi kesmek, trafik kazalarında motor kaputunu açarak akü bağlantısını iptal etmek, güneş yada kimyasal yanıklarda yaraya ilkel metodlar uygulanmasını engellemek ve buna benzer birçok önlem sayesinde oluşabilecek hasarları sizin emekleriniz engeller. Karşılığını düşünmeksizin alabileceğiniz en doğru karar bu anlarda alınmaktadır. Alacağınız kararlarda altyapınızın güçlü olması sizi sevdiklerinize bir kez değil defalarca küçük dokunuşlarla daha çok kenetleyecektir.Yarınlarınızın en güvenli geçmesi sizin şu anki alacağınız kararlarınızla gerçekleşecektir. Konuyla ilgili ciddi anlamda bir kez daha düşünen herkese teşekkürlerimi sunarım.Yazan : Turgay GEZİCİ
Bu yazi 646 Defa Okunmustur |




Canımızdan çok sevdiğimiz yakınlarımızı sürekli düşünür ve onların kılına dahi zarar gelmesini istemeyiz. Birlikteyken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, onlardan ayrı iken birçok şeyden keyif almayız. Yaşantımız gereği onlarla birlikte dışarıda gezeriz, seyahate çıkarız ve eğlenmek güzel vakit geçirmek için elimizden geleni yaparız. Konunun giriş kısmında örnek olarak sevdiklerimizi vurgulamak istememin nedeni, önermek istediğim şeyin sizi daha çok motivesi etmesi içindir.Günümüzde "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" şeklinde herkes almış başını gidiyor. Bunu biraz da olsun kırabilmek , kendi bencilliğimizi görebilmek ve başkalarına yardım etmenin o kadar da çekinilecek bir yan olmadığını ifade etmek istiyorum bu yazımda.
Daha farklı yaralanma türlerinde de aynı şekilde alacağımız önlemler sayesinde ortamı güvenli hale getirebilir ve bu kazanın daha fazla sayıda insan kaybına yol açmamasını sağlayabilirsiniz. Birçoğumuzun düşünebileceği gibi başımıza gelene kadar BU EĞİTİMİN NE KADAR ÖNEMLİ olduğunu anlamak mümkün olmayacaktır. İlkyardım eğitimi almak ve bu bilgiyi kullanabilecek kadar kendimize güvenimizin olması, sevdiklerimizin yada kendi başımıza gelecek bir kazanın yada istenmeyen durumların hasarının en aza indirgenmesinde çok önemli rol oynayacaktır.
Lütfen Unutmayın;
.jpg)
Yorumlar
Odaklandığınız nokta resmim. Benim ortaya koyduğum ise yazılarım. Hayata nasıl baktığınızı isterseniz başkalarının yüzlerinden değerlendirmeyelim. Herkes olması gerektiği gibi olamadığı için buradayız ve varız. Teşekkürler.
Eğer ki insanlığın; insanlık dışı, ahlaksız, acı dolu ortamında bir insan, 32 dişi tekmili birden gülüyorsa, acı ve üzüntü duymak yerine, bir resim çok şey anlatır. Düşünkü bilimciler, bir milyon yıl öncesine ait bir küçücük kemik parçasından bile bir tarih yazabiliyorlar ki insanın yüzünde birden çok kemik, organ ve ifade vardır... Düşün ki bir gün; bir deprem ya da tsunami haberi yazdın ve avatarında bu mutlu resim var. Düşünüyorum ki nicel, tikel, anlık ve hedonist düşünüyorsun. Bir resim çok şey anlatır ki Mona Liza tablosu çok şey anlatabildiği için değere sahip. Tşk...
Merhabalar Necdet Bey, Hayatı anlamak ne bir resimle değerlendirebilecek bir kavramdır ne de kendini kapalı kapılar ardına gizleyerek ulaşılacak bir süreçtir. Resmim için yaptığınız yorum sizin karşınızdaki insanın güzelliklerini görebilecek bir yapıda olduğunuzu gösteriyor. Hayata karşı olumlu olmayı sürdürürseniz saydığınız değerlerin insanın içinde olduğunu da daha kolay anlarsınız. Güzelliklerle dolu bir hayat dilerim. Teşekkürler.
Avatarına kadar çok mutlu bir resmini koymuşsun ki yaşamı, insanı, mutluluğu, bilgeliği ve dünyayı anladığını hiç düşünmüyorum. Tşk.