Bilincalti.com Soruyor :
| Aynı dili konuşuyoruz, neden anlaşamıyoruz ? |
|
|
| İNSAN İLİŞKİLERİ |
| Perşembe, 24 Aralık 2009 15:24 |
|
Kendimizi ifade ederken o anki psikolojimize göre kelimeler ağzımızdan dökülüverir. Uzun yada kısa konuşmuş olalım karşımızdaki kişi yada kişiler çoğu zaman ne anlatmak istediğimizi tam anlayamaz. Aynı şekilde biz de karşımızdaki kişinin konuşmalarını dinlerken belirli bir süre sonra dikkatimizi kaybederiz. Karşımızdaki kişinin konuşmasını beden dilini kullanarak zenginleştirmesi , ses tonundaki vurgulamalara dikkat etmesi ve bizlere aktardığı düşüncelerin kendisinde uyandırdığı hisleri belli etmesi gibi etkenler dinleyicilerin odaklanmasını daha da arttırmaktadır. Bu faktörlere aldırış etmeksizin yapılan konuşmaların dinleyici üzerinde etkisi ve dinlenme oranı çok az olacaktır. Görsel olan kişilerin kendini ifade ettiklerinde kullandığı kelimelere de dikkat etmeniz gerekir. Çok fazla konuşmak yada sizin çok fazla düşünmenize yer vermeyecek şekilde sadece nesnelerin kendisini yada resmini gösterek anlamanızı beklerler. Görsel olarak anlayan bir kişi için boş ve çamurlu bir arsaya baktığında ileride buraya kurulacak İş Merkezini hayalinde canlandırabilir ve onu görüyormuşcasına odaklanabilir. Kullandığı kelimeler ile tanımladığı nesneyi dış hatları ile tarif etmekten ileri gitmez. İşitsel olarak kendini ifade eden ve anlayan insanlar için ise örnek olarak ; Bu kişinin çok sevilen bir sanatçının konserine gittiğini ve bu olayı size anlattığını düşünelim. Sanatçının fiziksel özelliklerini, giydiği kıyafeti , konser verdiği yerle ilgili özellikleri vb.. gibi şeyleri görünenden daha farklı olarak kendi açıklamaları ile anlatıyorsa işitsel olarak kendini ifade eden birisi diyebiliriz. Bu gibi kişiler için konserin resimlerini yada videosunu izlerken bile sürekli açıklama yaparak kendi düşüncelerini aktarmaya çalıştığını gözlemleyebilirsiniz. Başka bir örnek olarak ; Satın almayı düşündüğümüz bir ürün için mağazaya gittiğimizi düşünelim. Ürün karşımızda ve satıcı kişi yanımıza gelerek aynı ürünün görünen yanlarını anlatıyor. Anlatılanları dinledikçe ürün daha çok hoşumuza gidiyorsa demekki bu ürünü sadece görsel olarak görmek bizi pek etkilememiştir. Satıcının bize anlatması sonucu ürünü ve işlevini daha iyi anlamış oluyoruz. Son olarak duygusal anlamda kendini ifade eden ve anlayan kişiler için belirleyici etkenlere örnek verelim. Bu kişinin çalıştığı işyerinde personel çıkartılacağını haber aldığını düşünelim. Duyduğu haberin aslı olup olmadığını netleştirmeden hemen işsiz kaldığını ve ileride onu çok zor günlerin beklediğini düşünerek paniğe kapılan birisi gibi düşünebiliriz. Kendisine anlatılan olayların etkisinde kalarak eski anılarına sürekli kaymalar yaşayan yada (evham yaparak ) olmamış olayları hemen kafasında kurgulayabilen ve gördüğü her türlü davranışın kendisinde uyandırdığı hislere göre hareket eden kişilerdir. Bu grupta yer alan kimselere kendinizi ifade ederken onlara göstereceğiniz görseller, anlatım yaparken kullanacağınız kelimeleri özenli olarak seçmeniz sunumunuzun % 50 sini oluşturacaktır. Önemli olan bu kişinin kendini güvende hissedeceği, memnun olacağı , pişmanlık duymayacağı gibi olumlu yönde duygusal oldaklı sonuçları hedefleyerek hareket etmemiz gerekmektedir. Sesinizin tonu çok yüksek çıktığı için de ilgi odağı olabilirsiniz ama sustuktan sonra kimse ne dediğinizi bile hatırlamayacaktır. En yakınınız olsun yada ilk defa tanıştığınız birisi olsun öncelikle onun kullandığı kelimelere dikkat ederek kendini ifade etme ve anlama şeklini tanımlayın. Daha sonra sizde buna paralel düşünerek konuşmanızı sürdürün. Gerçekten birşeyleri değiştireceğinize inanın. Farkındalığınız bu dakikadan itibaren sizinle. Bu yazi 243 Defa Okunmustur |



Gözlerimizi açar açmaz müthiş bir kaosun içinde buluyoruz kendimizi. Hızlı adımlarla yanımızdan geçen yüzlerce insanın görüntüsü, her tarafta günlük hayatımızdan aşina olduğumuz iç gıcıklayıcı sesler ve içimizde kopup giden fırtınalı duygularımız. Gördüklerimiz, duyduklarımız ve hissettiklerimiz düşünce ve davranışlarımızı etkilerken çevremizdeki diğer insanlarla anlaşmak içinde aynı algılarımızı kullanıyoruz. Peki aynı toplumun bireyleri olarak hala en basit nedenlerden dolayı neden anlaşamıyoruz yada en ufak şeylerden dolayı neden tartışıyoruz?



Yorumlar
Hersey zihnimde yaşar.
Ortak düşüncelerimizi dile getirebiliyorsam ne mutlu bana. Değerli yorumlarınız için ben teşekkür ederim Fikret Bey. Yüreğinize sağlık.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Şimdiye kadar beğenilerimizi hep başkalarının da anlamasını bekledik durduk. Önemli olan bizim bakış açımızı onların anlayabileceği şekilde ifade etmek. Hepimiz farklıyız Dünyanın dönüşünü tamamlaması gibi her insan birbirinin bakış açısına sahip olduğu bir dönüşümünü tamamlıyor. Bunu kendimize uydurmak için çaba veriyoruz. Herşey zamanında gerçekleşeceği için (ne erken ne de geç) duyarlılığımızı kaybetmemeliyiz.
düsüncelere saygili olunmali üslup önemlidir cok ses cikaran haklidir diye de bir sey söz konusu olamaz.
hosgörüsüz insanlar icin tartismalar kacinilmazdir.
güzel bir yaziydi yüreginize saglik
saygilarimla