Aynı dili konuşuyoruz, neden anlaşamıyoruz ? PDF Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
İNSAN İLİŞKİLERİ
Perşembe, 24 Aralık 2009 15:24

Gözlerimizi açar açmaz müthiş bir kaosun içinde buluyoruz kendimizi. Hızlı adımlarla yanımızdan geçen yüzlerce insanın görüntüsü, her tarafta günlük hayatımızdan aşina olduğumuz iç gıcıklayıcı sesler ve içimizde kopup giden fırtınalı duygularımız. Gördüklerimiz, duyduklarımız ve hissettiklerimiz düşünce ve davranışlarımızı etkilerken çevremizdeki diğer insanlarla anlaşmak içinde aynı algılarımızı kullanıyoruz. Peki aynı toplumun bireyleri olarak hala en basit nedenlerden dolayı neden anlaşamıyoruz yada en ufak şeylerden dolayı neden tartışıyoruz?

 

Kendimizi ifade ederken o anki psikolojimize göre kelimeler ağzımızdan dökülüverir.  Uzun yada kısa konuşmuş olalım karşımızdaki kişi yada kişiler çoğu zaman ne anlatmak istediğimizi tam anlayamaz. Aynı şekilde biz de karşımızdaki kişinin konuşmalarını dinlerken belirli bir süre sonra dikkatimizi kaybederiz. Karşımızdaki kişinin konuşmasını beden dilini kullanarak zenginleştirmesi , ses tonundaki vurgulamalara dikkat etmesi ve bizlere aktardığı düşüncelerin kendisinde uyandırdığı hisleri belli etmesi gibi etkenler dinleyicilerin odaklanmasını daha da arttırmaktadır. Bu faktörlere aldırış etmeksizin yapılan konuşmaların dinleyici üzerinde etkisi ve dinlenme oranı çok az olacaktır.

Yapılan araştırmalar doğrultusunda insanların kendini ifade ederken ve çevresini anlamak için  kullandığı 3 etken ( Görsel , İşitsel, Duygusal ) vardır. Bunlardan birincisi Görsel’dir. Çevremizde gördüğümüz herşeyin bizim için ifade ettiği tanımlardır. Mesela ; Cadde kenarında yürürken çok sevdiğiniz bir araba markasını gördüğünüzü düşünün. Arabayı görür görmez , renginden,  arabanın keskin kıvrımlarından, jantlarından, trafikte ne kadar karizmatik durduğunu görmek gibi etkenler sizi daha da çok büyüler. Çünkü görsel olarak anlayan birisi iseniz , gördüklerinizin size ifade ettiği anlamı ne bir başkası size anlatabilir ne de o anki duygularınız bunu dile getirebilir.
 

Görsel olan kişilerin kendini ifade ettiklerinde kullandığı kelimelere de dikkat etmeniz gerekir. Çok fazla konuşmak yada sizin çok fazla düşünmenize yer vermeyecek şekilde sadece nesnelerin kendisini yada resmini gösterek anlamanızı beklerler. Görsel olarak anlayan bir kişi için boş ve çamurlu bir arsaya baktığında ileride buraya kurulacak İş Merkezini hayalinde canlandırabilir ve onu görüyormuşcasına odaklanabilir. Kullandığı kelimeler ile tanımladığı nesneyi dış hatları ile tarif etmekten ileri gitmez.

İşitsel olarak kendini ifade eden ve anlayan insanlar için ise örnek olarak ; Bu kişinin çok sevilen bir sanatçının konserine gittiğini ve bu olayı size anlattığını düşünelim. Sanatçının fiziksel özelliklerini, giydiği kıyafeti , konser verdiği yerle ilgili özellikleri vb.. gibi şeyleri görünenden daha farklı olarak kendi açıklamaları ile anlatıyorsa işitsel olarak kendini ifade eden birisi diyebiliriz. Bu gibi kişiler için konserin resimlerini yada videosunu izlerken bile sürekli açıklama yaparak kendi düşüncelerini aktarmaya çalıştığını gözlemleyebilirsiniz. Başka bir örnek olarak ; Satın almayı düşündüğümüz bir ürün için mağazaya gittiğimizi düşünelim. Ürün karşımızda ve satıcı kişi yanımıza gelerek aynı ürünün görünen yanlarını anlatıyor. Anlatılanları dinledikçe ürün daha çok hoşumuza gidiyorsa demekki bu ürünü sadece görsel olarak görmek bizi pek etkilememiştir. Satıcının bize anlatması sonucu ürünü ve işlevini daha iyi anlamış oluyoruz.

Son olarak duygusal anlamda kendini ifade eden ve anlayan kişiler için belirleyici etkenlere örnek verelim. Bu kişinin çalıştığı işyerinde personel çıkartılacağını haber aldığını düşünelim. Duyduğu haberin aslı olup olmadığını netleştirmeden hemen işsiz kaldığını ve ileride onu çok zor günlerin beklediğini düşünerek paniğe kapılan birisi gibi düşünebiliriz. Kendisine anlatılan olayların etkisinde kalarak eski anılarına sürekli kaymalar yaşayan yada (evham yaparak ) olmamış olayları hemen kafasında kurgulayabilen ve gördüğü her türlü davranışın kendisinde uyandırdığı hislere göre hareket eden kişilerdir. Bu grupta yer alan kimselere kendinizi ifade ederken onlara göstereceğiniz görseller, anlatım yaparken kullanacağınız kelimeleri özenli olarak seçmeniz sunumunuzun % 50 sini oluşturacaktır. Önemli olan bu kişinin kendini güvende hissedeceği, memnun olacağı , pişmanlık duymayacağı gibi olumlu yönde duygusal oldaklı sonuçları hedefleyerek hareket etmemiz gerekmektedir.

Şimdiye kadar kendimizi birçok insana ifade ettik ama düşündüğümüzden çok daha az etkileyici olduğumuzun farkındayız. İnsanlara düşüncelerimizi dayatmak tabiki doğru olmayacaktır. Burada başarmak istediğimiz kendimizi karşımızdakinin anlayacağı şekilde ifade etmeyi öğrenmektir. Bir topluluğa konuştuğunuz esnada anlatılan faktörlerin hemen hemen hepsini kullanacak ve insanların dikkatlerini dağıtmadan daha uzun süre odak noktası kalabileceksiniz.

Sesinizin tonu çok yüksek çıktığı için de ilgi odağı olabilirsiniz ama sustuktan sonra kimse ne dediğinizi bile hatırlamayacaktır. En yakınınız olsun yada ilk defa tanıştığınız birisi olsun öncelikle onun kullandığı kelimelere dikkat ederek kendini ifade etme ve anlama şeklini tanımlayın. Daha sonra sizde buna paralel düşünerek konuşmanızı sürdürün. Gerçekten birşeyleri değiştireceğinize inanın. Farkındalığınız bu dakikadan itibaren sizinle.


Bu yazi 243  Defa Okunmustur
 

Yorumlar 

 
0 #6 Ebru 2010-03-09 15:43
Bazı seyleri bilmemek her zaman bilmekten iyidir. Tabi bu duşunce benim. Böylelikle kendi düşüncemiz sabir kalır ve her nekadar kendi çemberimizde kalsakta diğer insanlar sadece birkaç kişinin bildiği bazı gerçekleri bilmedikleri için üzülmezler ve kendilerini yıpratmazlar.
Hersey zihnimde yaşar.
Alıntı
 
 
0 #5 Editör 2010-02-25 09:54
Quoting Fikret TEZAL:
Yine ders verici nitelikte, çok yararlı bir yazıydı.


Ortak düşüncelerimizi dile getirebiliyorsam ne mutlu bana. Değerli yorumlarınız için ben teşekkür ederim Fikret Bey. Yüreğinize sağlık.
Alıntı
 
 
0 #4 Editör 2010-02-25 09:54
Quoting Serpil VURAL:
her insanin tarzi farklidir herkes bizim gibi düsünmek zorunda degil cünkü herkesin bakis acisi farkli.ve bir düsünceyi dayatarak illaki dogru budur diye diretmek cok yalnis bir sey.
düsüncelere saygili olunmali üslup önemlidir cok ses cikaran haklidir diye de bir sey söz konusu olamaz.
hosgörüsüz insanlar icin tartismalar kacinilmazdir.

güzel bir yaziydi yüreginize saglik
saygilarimla



Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Şimdiye kadar beğenilerimizi hep başkalarının da anlamasını bekledik durduk. Önemli olan bizim bakış açımızı onların anlayabileceği şekilde ifade etmek. Hepimiz farklıyız Dünyanın dönüşünü tamamlaması gibi her insan birbirinin bakış açısına sahip olduğu bir dönüşümünü tamamlıyor. Bunu kendimize uydurmak için çaba veriyoruz. Herşey zamanında gerçekleşeceği için (ne erken ne de geç) duyarlılığımızı kaybetmemeliyiz.
Alıntı
 
 
0 #3 Fikret TEZAL 2010-02-25 09:51
Yine ders verici nitelikte, çok yararlı bir yazıydı.
Alıntı
 
 
0 #2 Serpil VURAL 2010-02-25 09:50
her insanin tarzi farklidir herkes bizim gibi düsünmek zorunda degil cünkü herkesin bakis acisi farkli.ve bir düsünceyi dayatarak illaki dogru budur diye diretmek cok yalnis bir sey.
düsüncelere saygili olunmali üslup önemlidir cok ses cikaran haklidir diye de bir sey söz konusu olamaz.
hosgörüsüz insanlar icin tartismalar kacinilmazdir.

güzel bir yaziydi yüreginize saglik
saygilarimla
Alıntı
 
 
0 #1 Yeliz İNCİ 2010-02-24 15:58
Turgay’cım bu 3 etkende çok haklısın aslında. Kendimizi ifade etmek ve karşı taraftan anlaşabilir olmamız bize bağlı. Bizim mutfağımıza, elimizdeki malzemeleri en iyi şekilde kullanıp güzel sunumlar yapmamıza bağlı. Birazda çok kitap okumak lazım doğru kelimeler seçip, düzgün cümleler kurabilmek, kendimizi net ifade edebilmek için. Tabi ki ne kadar konuşursak konuşalım, anlatırsak anlatalım karşı tarafın anlayacaklarıyla sınırlıyız ama örneklendirmelerine hayran olmamak içten değil. Bu konuya ait o kadar doğru örnekler var ise yazında yer vermişsin. Zor bir işe soyunmuş hakkını vermişsin. Anlatarak bazı şeyleri ifade etmek kadar senin gibi yazarak ta doğru şekilde anlaşılmak bir o kadar zor sanırım…
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Ziyaretçi Sayacı

Hit Counter by Digits

Facebook Sayfamız

Reklam

Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

E-Bülten

Reklam










Reklamlar

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam