Neden Yalan Söyleriz?

Neden yalan söyleriz? Aslında herkesin bir gerekçesi vardır. Bazen sevdiklerimiz üzülmesin diye bazen de ilişkilerimiz bozulmasın diye yalan söyleriz. Başkalarını üzmemek için sosyal nedenlerden ötürü birçok konuda duruma göre varmış veya yokmuş gibi yaparız. Bazen elimizde olmayan nedenlerle buna mecbur olduğumuzu söyler yaptığımızın doğruluğundan emin bir şekilde kuşku duymadan sorgulamadan inanırız ona.

Kendimizi kandırmak için olsa gerek“durumu kurtarma adına” bunları yaptığımızı ifade ederiz.Bazen de çelişkiler içinde kalırız. Yalandan nefret ederiz amahoş olmayan durumlardan sıyrılmak için de başka çareler düşünmeden yalana başvururuz. Bazı durumlarda gerçeği söylemenin daha kötü sonuçlar doğuracağını düşünürüz. Kötü hastalığı olan birinden hastalığının tanısını saklamak bunlardan biridir. Güya bu daha fazla mutsuz etmeme için yapılan bir işlemdir. Kişi gerçeği öğrenince tabi ki daha kötü olur. Türk filimlerinde sık sık rastlarız bu temaya. Unutmayalım gerçek hayatta da gerçekler bir şekilde eninde sonunda açığa çıkar.

Çocukluğunuzu hatırlar mısınız? O zaman Pinokyo’yu bilirsiniz. Hani iyi kalpli yaşlı tahta ustasının yüreğini koyarak yaptığı bir kuklaydı Pinokyo. En belirgin özelliği yalan söylemesi ve her yalan söylediğinde de burnunun uzamasıydı. O kadar inanmıştık ki ona pek çok çocuk o zamanlar her yalan söylediğinde hemen aynaya koşar burnu uzadı mı? diye merak ederdi Pinokyonun etkisiyle. Birde günümüze bakalım maşallah ortalık Pinokyolar’dan geçilmiyor. Aslına bakarsanız hepimiz birer Pinokyoyuz.

Çünkü nefret ederken ilişki bitmeye doğru giderken ev araba para kaprisleri sevgimizi bitirmişken “seviyorum” diyoruz.Yolunda gitmiyorsa bir şeyler gidiyor gibi davranıp öyle aksettiriyoruz. Mutsuzsak “mutluyuz kimse dört dörtlük değil ben dört dörtlük müyüm ki? kandırmacasıyla dolaşıyoruz. Beceremeyeceğimizi bile bile “ben hallederim” deyip işin içine balıklama atlıyoruz.

Eskiden “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” demişler vallahi şimdilerde o mum hiç sönmüyor her taraf ışıl ışıl aydınlanıyor. . Sanki hayatta herkes birbirini kandırmak için uğraşıyor. Keşke herbirimizin elinde ayna olsa da Pinokyo gibi uzayan burunlarımızı görebilseydik. Bazı insanlar mutsuz olsa da çok mutlu olduğunu sergilerler. Ancak gerçeği görenler bunun doğru olmadığını bilirler fakat kimse yalana karşı çıkmaz. Dikkatlice izlendiğinde yalan söyleyen kişinin söyledikleri ile iç dünyası arasında çelişkili bir durumda olduğunu gösteren ip uçlarına rastlamak zor değildir.

Fakat kimse konunun üzerine gitmez. Zararı yalan söyleyen insanın kendisinedir çünkü. Kişi kendini kandırmaktan öteye gidemez. Bize de kişinin yalanına ortak olmaktan başka bir şey düşmez. Yalan söyleyen kişi konuşmasına “Yanlış anlamanı istemem ama? Gibi bir cümleyle başlar ya da “Gerçeği söylemek gerekirse?” “Dürüst olmak gerekirse?” “Öyle demek zorundaydım.”gibi cümleler kullanır.Belki de yalan üzerine yazılmış bu yazıda mı bir yalandır bu yazıyı yazan bu yazıyı okuyanlar da yalan olabilir.

Unutmayalım yalan söylerken bir şekilde yalanların bir şekilde açığa çıkarlar. Fakat biz geçen zamanla yalanlarımıza inanırız yalanlarımız da bizi rahatsız etmez kıvama gelirler. Hayatımızı o şekilde devam ettiririz. Her şeye rağmen güçlü olmak gerekir. Önemli olan hayatımızı yalansız yürütebilmektir. O zaman daha mutlu oluruz.

Alıntı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.


− 3 = 4


*