Anthony Robbins’ten Güçlü Olmak İçin 10 Yol

Güçlü olmak ne demektir ?

Güçlü olunca kendinizi nasıl hissedersiniz ?

Mutlu mu ?

Neşeli mi ?

Huzurlu mu?

Hayatınızda istediğiniz güce sahip olmak için hangi duyguları oluşturmamız gerektiğini,Anthony Robbins “On Güçlülük Duygusu” başlığı altında “İçinizdeki Devi Uyandırın” adlı muhteşem kitabında açıklamış.

İlginizi çekeceğini umuyorum.

Bakın dünyanın en ünlü kişisel gelişimcisi ve NLP Uzmanı Anthony Robbins “On Güçlülük Duygusu”nu oluşturan maddeleri nasıl açıklamış.

ON GÜÇLÜLÜK DUYGUSU

1. SEVGİ VE SICAKLIK

Sevginin sürekli ifadesi, görünüşe göre karşısına çıkan en olumsuz duyguları bile eritebilmektedir. Eğer biri size kızgınsa, siz Mucizeler Kursu adlı kitaptan alınma şu inanç gibi bir çekirdek inanca sarılarak o kişiyi yine de sevmeyi sürdürebilirsiniz: tüm iletişimler ya bir sevgi cevabıdır ya da bir yardım çağrısıdır. Eğer biri size incinmiş ya da kızmış durumda gelirse, siz de ona sürekli olarak sevgi ve sıcaklıkla cevap verirseniz, sonunda o kişinin durumu değişecek, duygu yoğunluğu eriyecektir.

“Eğer yeterince sevebilseniz, dünyanın en güçlü insanı olurdunuz.”_ Emmet Fok_

2. TAKDİR VE MİNNET

Benim inancıma göre, en güçlü duyguların çoğu sevginin bir ifadesidir, her biri bir başka biçimde yönlendirilmiştir. Kanımca takdir ve minnet, en ruhsal duyguların başında gelir, hayatın, insanların ve tecrübelerin bana verdiği tüm güzel armağanların makbule geçtiğini ve sevildiğini düşünceyle ve eylemle ifade eder. Bu duygu durumunda yaşamak, hayatınızı hemen hemen bildiğim her şeyden daha çok zenginleştirecektir. Bunu özenle geliştirmek, hayatı özenle geliştirmek demektir. Bir minnet ve şükran duygusuyla yaşayın.

3. MERAK

Eğer hayatınızda gerçekten büyümek istiyorsanız, çocuklar kadar meraklı olmayı öğrenin.

Çocuklar merak etmeyi çok iyi bilir. O yüzden o kadar sevimlidirler.

Eğer can sıkıntısından kurtulmak istiyorsanız, merak edin.

Merak ettiğiniz sürece, hiçbir şey size yük gibi gelmez. Otomatik oluverir. Ders çalışmayı kendiniz istersiniz. Merakı geliştirin hayatınız sonsuz bir neşe olur çıkar.

4. HEYECAN VE İHTİRAS

Heyecan ve ihtiras her şeye özsuyu katabilir. İhtiras her zor işi harikulade bir fırsat haline getirir. İhtiras, hayatlarımızı hiç olmadığı kadar hızlı bir tempoda ileriye doğru fırlatan eşsiz bir güçtür. Benjamin Disraeli’nin sözlerini özetlersek, insan ancak ihtiraslarıyla hareket ettiği zaman gerçek anlamda büyüktür. Peki, ihtirası nasıl elde ederiz? Tıpkı sevgiyi elde ettiğimiz gibi, sıcaklığı, takdiri, minneti ve merakı elde ettiğimiz gibi – onu da elde etmeye karar veririz!

Fizyolojinizi kullanın: daha hızlı konuşun, zihninizde imajları daha hızlı canlandırın, vücudunuzu gitmek istediğiniz yöne doğru hareket ettirin. Öylece oturup düşünmeyin. Masanıza abanmış otururken, yüzeysel soluklar alıp verirken, diliniz dolaşa dolaşa, ağır ağır konuşurken içiniz ihtirasla dolamaz.

5. KARARLILIK

Yukardaki duyguların hepsi çok değerlidir, ama bir tanesi vardır ki, eğer bu dünyada kalıcı de ğerler yaratmak istiyorsanız, ona mutlaka sahip olmanız gerekir. O size sıkıntılı olaylarla, zorluklarla, hayal kırıklıkları ve üzüntülerle nasıl başa çıkacağınızı gösterecektir. Kararlılık, çakılıp kalmakla, içi yıldırım gücüyle dolu durumda çakılıp kalmak arasındaki fark demektir.

Eğer kilo vermek istiyorsanız, gözünüzde büyüyen o iş telefonlarını etmek istiyorsanız ya da herhangi bir işin sonunu getirmek is tiyorsanız, kendinizi zorlamak yeterli olmaz. Ama kendinizi kararlı bir duruma sokmak, yeterli olur. Tüm eylemleriniz o kaynaktan fışkıracak, otomatik olarak amacınıza ulaşmakta gerekli eylemleri yapacaksınız demektir. Kararlılıkla hareket etmek, tutarlı, adanmış bir karar vermek ve başka her şeyi kesinlikle saf dışı bırakmak demektir.

“Kararlılık insan iradesinin uyandırma zilidir.”_ANTHONY ROBBINS_

Kararlılıkla her şeyi başarabilirsiniz. O olmadı mı, hayal kırıklığına ve başarısızlığa mahkûm olursunuz. Ne gerekiyorsa onu yapma, korkuya rağmen harekete geçme konusundaki istekliliğimiz, cesaret denilen şeyin temelidir. Başarı hissiyle başarısızlık arasındaki fark, kararlılık denilen o duygu kasını güçlendirmekte yatar.

Ama onca kararlılık sizin komutanız altında olduğunda, kendi paterninizi kırıp yaklaşımınızı değiştirebileceğinizden de emin olun. Habire duvara toslamanın ne yararı var ? Hele biraz sağa baksanız orada bir kapı olduğunu görecekken! Bazen kararlılık bir sınırlama olabilir. Bu yüzden, özenle geliştireceğiniz bir şey de…

6. ESNEKLİK

Eğer başarıyı garantiye alabilecek bir tohum varsa, o da yaklaşımınızı değiştirebilme yeteneğidir. Aslında bütün o Eylem Sinyalleri, sizin olumsuz duygular dediğiniz o şeylerin hepsi, daha esnek ormanız için gelen mesajlardır! Esnek olmayı seçmek, mutlu olmayı seçmektir.

Hayatınız boyunca, kontrol edemeyeceğiniz bazı şeyler de çıkacaktır. Kurallarınızda esnek olma yeteneğiniz, olaylara ver diğiniz anlamlar ve girişeceğiniz eylemler, uzun vadeli başarı ya da başarısızlığınızı saptayacaktır, tadacağınız kişisel sevinç düzeyi de buna ek olacaktır. Eğilen kamış, rüzgârdan kırılmaz, oysa koskoca çınar ağacı çatlar, yarılır ve devrilir. Yukarıdaki duyguların hepsini özenle geliştirirseniz, o zaman kesinlikle geliştireceğiniz bir şey daha vardır …

7. GÜVEN

Sarsılmaz bir güven, hepimizin istediği emin olma duygusunu getirir. Sürekli güven hissetmenin, daha önce karşılaşmadığınız ortam ve durumlarda bile güveninizin sarsılmaması, ancak inanç gücüyle mümkündür. Hakkınız olan ve şimdi sahip olduğunuz duyguları zihninizde canlandırıp onlardan emin olun.

Onların belirsiz bir gelecekte kendi kendine ortaya çıkmalarını beklemeyin. Güvenli olduğunuz zaman, deneyler yapmaya istekli olursunuz. Riske girmeye hazır olursunuz. İnanç geliştirmenin bir yolu, onu kullanmaya başlamaktır. Şimdi size, pabuçlarınızı bağlayabileceğinize güveniyor musunuz diye sorsam, eminim büyük bir güvenle evet derdiniz. Neden? Tek nedeni, bu işi binlerce kere yapmış olmanız!

Bu yüzden güveni de, sürekli kullanarak geliştirin, hayatınızın her alanında ne zenginlikler yaratacağına şaşacaksınız. Kendinize bir şeyi yaptırabilmek için korku yerine güven sahibi olmak şarttır. Pek çok kimselerin hayatındaki trajedi, bir sürü şeyden sırf korktukları için kaçmalarıdır. O konularda kendilerini daha baştan kötü hissederler. Ama unutmayın, olağanüstü başarılı kimselerin başarı kaynağı, genellikle bir dizi geliştirilmiş inançta yatar, o kişinin o inançlar için de herhangi bir referansı olmamıştır! İnançla hareket etmek, insan neslini ileriye götüren şeyin ta kendisidir.

Yukarıdaki duyguların hepsini edindikten sonra otomatik olarak tadacağınız bir duygu daha vardır, o da.

8. NEŞE

En önemli değerler listeme neşeyi eklediğim zaman herkes bana, “Sen çok farklısın, öyle mutlu görünüyorsun ki!” demeye başlamıştı. Birden farkına vardım. Gerçekten de mutluydum, ama yüzüme öyle bir şey söylemiş değildim!

İçten mutlu olmakla, dıştan neşeli olmak arasında büyük bir fark vardır. Neşe insanın özsaygısını artırır, hayatı daha eğlenceli kılar, çevrenizdekilerin de daha mutlu olmasını sağlar. Neşede, korku, incinme, öfke, hırslanma, hayal kırıklığı, depresyon, suçluluk ve yetersizlik duygularını hayatınızdan silme gücü vardır. Çevrenizde ne oluyorsa olsun, neşeli olmamakla durumu değiştiremeyeceğinizi anladığınız gün, neşe tohumuna da sahip olmuşsunuz demektir.

Neşeli olmak, sizin Pollyanna olmanızı gerektirmez, dünyaya pembe gözlüklerle bakmanızı, zorlukları görmezden gelmenizi de gerektirmez. Neşeli olmak demek, son derece zekisiniz demektir, çünkü bir keyif ortamında yaşadığınız zaman, hele o keyif çok yoğun olup çevrenize de yayıyorsa, karşınıza çıkacak her güçlüğü yenebileceksiniz demektir.

Neşeyi geliştirin, o zaman dikkatinizi çekmek için o kadar çok sayıda Eylem Sinyali de gelmeyecek demektir!

Kendinizi neşeli hissetmeyi kolaylaştırmak için ekeceğiniz tohum ise…

9. CANLILIK

Bu alanı idare etmek çok kritiktir. Eğer fiziksel vücudunuza iyi bakmazsanız, bu duyguların tadını çıkarmak daha zor bir hale gelir. Fiziksel canlılığın var olmasını sağlayın; unutmayın ki tüm duygular vücudunuz tarafından yönlendirilir. Eğer duygusal olarak kendinizi pek de iyi hissetmiyorsanız, işin temeline bakmanız gerekir. Soluk alıp verişiniz nasıl? İnsanlar stresliyken, solumayı keserler, kendi canlılıklarını azaltırlar. Doğru dürüst soluk alıp vermeyi öğrenmek, iyi bir sağlığa giden en önemli ana yoldur. Fiziksel canlılığın bir başka kritik unsuru da, bol miktarda sinirsel enerjiye sahip olmayı garantiye almaktır.

Bunu nasıl yaparsınız? Gündelik hayatta sinir enerjinizi eylemlerinizle tüketmekte olduğunuzu görün. Arada dinlenip yeniden enerji toplama gereği ortadadır. Bu arada sorayım, siz ne kadar uyuyorsunuz? Eğer her gece sekiz on saat uyuyorsanız, büyük olasılıkla gereğinden fazla uyuyorsunuz demektir! Çoğu insan için altı yedi saatlik uykunun optimal olduğu bulgulanmıştır. Genel inancın tersine, hareketsiz oturmak enerji biriktirmez.

Aslına bakarsanız, öyle oturduğunuz süreler, en yorgun olduğunuz zamanlara rastlar. İnsanların sinir sistemi, enerji yaratmak için hareket etmek zorundadır. Bir noktaya kadar, enerji tüketiyor olmak size daha çok enerji duygusu getirir. Siz hareket ettikçe, sisteminize oksijen girer, dolaşır, fiziksel sağlık düzeyiniz bir duygusal canlılık yaratır, o da karşınıza çıkacak olumsuz zorluklarla başa çıkmanızı sağlar

Demek ki hayatınızda karşınıza çıkan duyguları idare edebilmek için bir canlılık duygusu hissetmenin kritik önem taşıdığını anlamak gerekir, buna bir de sürekli ihtiras hissetmenin ne kritik kaynak olduğunu eklemekte de yarar vardır.

Bir kere bahçeniz bu güçlü duygularla doldu mu, o zaman bu ganimeti paylaşmanın yolu da…

10. KATKI

Yıllar önce hayatımın en zor dönemlerinden birini yaşıyordum. Gece yarısı, arabamı bir otoyolda sürmekteydim. Kendime durmadan bir soru sorup duruyordum. “Hayatımı tersine çevirebilmek için benim neye ihtiyacım var?” Birden kafamda bir ampul yandı, ardından da içimde öyle yoğun bir duygu kabardı ki, arabayı yolun kenarına çekip defterime bir kilit cümle yazmak zorunda kaldım:

“Yaşamanın sırrı vermektir.”

Dünyadaki tüm duygular arasında en zengin olan duygu, kendinizin kişi olarak kim olduğunuzu hissetmek, söylediğiniz ya da yaptığınız bir şeyin yalnız kendi hayatınıza değil, sevdiğiniz bir başka kimsenin hayatına, hattâ belki hiç tanımadığınız birinin hayatına katkıda bulunduğunu bilmektir.

Beni en derinden etkileyen hikâyeler her zaman, en yüksek ruhsal duyguları izleyerek kayıtsız şartsız seven ve başkalarının iyiliği için eyleme geçen insanlarla ilgilidir. Sefiller müzikalini seyrettiğimde, Jean Valjan tipi beni çok heyecanlandırmıştı, çünkü bu insan hep başkalarına bir şeyler vermek isteyen çok iyi bir insandı. Bu katkı duygumuzu her günümüzde güçlendirmek için yalnız kendimize değil, başkalarına da odaklanmamız gerekir.

Ama düşmemeniz gereken bir tuzak vardır, o da başkalarına bir şeyler verirken kendi payınızdan vermektir.

Kaynak : Anthony Robbins’in “İçinizdeki Devi Uyandırın” kitabı.