Gemileri Yakmak!

Başarısızlıklar her zaman olacaktır mutlaka, sorunlar yaşanacaktır. Bu başarısızlıktan nasil başa çıkmamızdır önemli olan. Hata yapmaktan korkmamamız gerekiyor. Başarısızlık korkusu ve ümitsizliğe kapılma önümüzde bir engeldir. Bu korku bizi hayal ve ideallerimizden, potansiyelimizin gerçekleşmesinden alıkoyar. Başarısızlık başarıya giden yolda parmak izleridir diyor Muhammed Bozdağ. Hayat düz bir yolculuk değil, önemli olan engelleri aşabilmektir.

Kabiliyet ve potansiyelimize rağmen zorluklar karşısında başaramam duygusuna kapılmak, kendini aciz ve güçsüz hissetmek, kontrol başkalarının altında diye düşünmek, bir hastalık olarak adlandırılıyor: Öğrenilmiş çaresizlik hastalığı. Bundan nasıl kurtulabiliriz? „Keşke“ yerine „Bundan sonra“ demekle. „Neden (başaramadım)?“ sorusunu sormak yerine „Nasıl başarabilirim?“ diye düşünmekle. Geçmiştekilerin pişmanlığıyla oyalanmak zaman ve enerji hırsızıdır bizim için. Geleceğe odaklı olmak, vizyonlarımızı hatırlatıp ileriye baktırır. Problem yerine çözüm odaklı olursak eğer, bu bizi hedefimize daha yaklaştıracaktır. Neden yapamayacağımızı değil de, neden yapabileceğimizi düşünelim!

Yapabilirler çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar.“  Virgil

Olumsuz yerine olumlu düşünmek her eğitimci, kişisel gelişim uzmanının tavsiyesidir. Çünki düşüncemiz aslında bir enerjidir, bizi etkiler ve hatta beynimiz için bir zihinsel emre dönüşür. Beynimizin hangi sisteminin harekete geçmesini kendimiz belirleyebiliriz. Düşünme tarzımız yaşantımızı etkiliyor ve kaderimizi belirliyor. Bu yüzden karamsarlığa kapılmak yerine kendimize sık sık olumlu tenkit etmemiz gerek: „Kendime güveniyorum“, „Başaracağım“, „Prensiplerimden taviz vermeyeceğim“.

Anthony Robbins’in deyimiyle: „Literatürünüzden başarısızlık kelimesini silin“. Düşüncemiz küçümsenmeyecek kadar büyük bir güçtür. Alt bilincimize biz öğretiyoruz, neyin nasıl olduğunu, o bizim söylediğimizi doğru olarak kabul ediyor. Bu demek oluyor ki, biz beynimize istediğimiz şey ne ise söylersek, beynimiz ve ruhumuz öyle davranacaktır. „Başarısızlık aslında yapamamak değil, yapamayacağını sanmaktır.“ Sadece bir zan ve düşünceden ibarettir.

Hedefsiz insan benzinsiz ferrariye benzer.“

Olumlu düşünce ve düşüncemizi yönetmenin yanında hedef ve hayal sahibi olmak bizi mutlak bir başarıya ulaştıracaktır. Hedefimizde net bir fikre sahip olmalıyız. Ne istediğimizi bilmeliyiz. Böylelikle zihnimizde oluşan güç engellere karşı kolaylık sağlar. Yoksa karasızlık zaman öldürücüdür ve hedefimize yaklaştirmaz. Hedeflerimizi yazalım, hatta duvarımıza asalım, her zaman görmüş oluruz. Ve bir proje ve program düsünelim, hedefe ulaşmak için bir yöntem belirleyelim. Hedefimiz var ise, gerçekten hedefimize ulaşacağımıza inaniyor muyuz? Ve ne kadar kararlıyız ona ulaşmak için? Ne kadar tutkuyla istiyoruz hedefimizi? Ne kadar kararlı, inançlı ve cesaretli olursak, o kadar hedefimizin gerçekleşmesinin ihtimali yükselir.

Hayat yıkılmak, ama yıkıldığın yerden geri kalkmak demektir.“

Peki bu hedefimize ulaşma yolundaki zorluklar? Bunlar elbette olacaktır, çünki hayat zorluk demektir. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım, doğru olandan vazgeçmeyelim. Başkalarının bizi yıldırmasına izin vermeyelim. Doğru olduğunu bildiğimiz sürece, bizi ne kadar engel kuşatmış gibi gözükse de, asla hedefimizden vazgeçmeyelim. Yılmadan çalışalım. Sabah kalktığımızda beni şu şu hayallerim bekliyor ve bu hayallerimi gerçekleştirmek için sonuna kadar devam edeceğim diye hatırlayalım. İdeallerimizi gerçekleştirmek için gayret sarf edelim. Bir müzisyenin aletini çalması için yıllarca nasıl çaliştığı, bir sporcunun maratonu kazanması için her gün tekrar ve tekrar çalışması gibi. Tarihe iz birakanlar şahsiyet sahibi, duruşuyla tarih yazan insanlardi. Onlar karşilaştığı engelleri aştıkları için bugün onları tanıyoruz. Zorlukları asıl beklemeliyiz, çünkü onlar bizi olgunlaştırır.

Gelecek, hayallerin kalitesine inananların olacaktır.“  Goethe

Ne kadar güçlüyse inancımız, bu bize o kadar fazla enerji ve dayanıklılık verecektir. Hedefimizin büyüklüğü yanında buna ulaşabilmenin inancının büyük olması gerekir. Güçlü arzu güçlü olmak demektir. Arzu olmaz ise, yetenekleriniz birşey ifade etmez. Arzu ise, özveri, ısrar, emek harcama ve fedakarlığa hazır olmak demektir. Tarık Bin Ziyad bugünkü İspanya’ya ordusuyla ayak bastığında, geldikleri tüm gemileri yaktı. Artık geri dönüş yok demekti bu. Zaferden başka alternatifleri kalmamıştı. Biz de gemilerimizi yakalım; şiddetli isteyelim ve isteğimizin gerçekleşeceğine inanalım.

Hayal edelim, büyük düşünelim, ve hayali zihnimizde canlandıralım. Einstein’ın ünlü sözü bunun içindir: ”Düşlemek bilmekten daha önemlidir.”

Kaynakça:

Muhammed Bozdağ: Düşün ve Başar, Nesil Yayınları, İstanbul 2008.

Muhammed Bozdağ: İstemenin Esrarı, Nesil Yayınları, İstanbul 2007.

Genç Beyin Dergisi (Çesitli sayıları), İstanbul.

ve Sıtkı Aslanhan’ın AKRA FM’de ‘Duyarlı Gençlik’ adlı programında yaptığı konuşmalarından faydalanılmıştır.