Kendine Zaman Ayırmak İsteyenlere Dokuz Altın Kural!

İşi, ailesi, sosyal çevresi arasında koşuşturan, her şeye yetişmeye çalışan kadınların psikolojik sorunlar yaşama riskleri yüksek. İtalyan gazeteci Cinzia Sasso ve yönetici Susanna Zucchelli, kitaplarında zaman hırsızlarına karşı tavsiyeler sunuyorlar. Yazarların kendine zaman ayırmak isteyenlere dokuz altın kuralı var.

İşi, ailesi, arkadaşları, akrabaları ve sosyal çevresi arasında son sürat koşuşturan ve her şeye yetişmeye çalışan kadınların ciddi psikolojik sorunlar yaşama olasılıkları da yüksek oluyor. Stres sonucunda gergin, sinirli, öfkeli bir ruh haline giren çalışan kadınlar, sorunların farkına varıp, kendilerine yüklenmeyi artırdıkça, depresyon ve panik ataklara da zemin hazırlamış oluyorlar.

Yaşam ritmini düzenlemek

Migren, sırt ve bel ağrıları, yeme bozuklukları, alerjiler, uykusuzluk veya düzensiz kanamaları çoğu kez günlük yaşamın stresi tetikliyor. Psikosomatik hastalıkları iyileştirmenin yolu, yaşam ritmini düzeltmek iken, pek çok kadın bunu düşünmek yerine, ilaç tedavilerinden medet umuyor. Oysa, yapılacak iş her şeyde olduğu gibi bir denge kurabilmek.

Çalışan kadınların en iyisini yapmak, her şeye yetişebilmek ve herkese zaman ayırabilme arzularıyla yüzleşmeleri gerekiyor.

Günü doğru yönetmek

Önceliklerini saptarken kendilerinin de bir insan olduğunu ve güçlerinin sinirli olduğunu kabul etmelerinde yarar var. Uçaklardaki anonslarda olduğu gibi, annelerin oksijen maskelerini çocuklarından önce takması gerekiyor. Anneler sağlam olmalı ki, ailelerine destek olabilsinler.
İtalyan gazeteci Cinzia Sasso ve yönetici Susanna Zucchelli, ‘Un’ora solo io vorrei’ (Yalnızca bir saat isterdim) kitaplarında, zaman hırsızlarına karşı bir dizi tavsiye sunuyorlar. Yazarların, kendisine zaman ayırmak isteyenler için dokuz altın kuralı var. Sıkıntısını azaltmak ve gününü doğru yönetmek isteyenler bu listenin bir özetini aşağıda bulabilirler.

Dokuz altın kural

1- Öncelikleri belirleyin: Her gece bir sonraki gün yapacağınız en önemli ilk beş işi bir kağıda yazın.

2- Etkinlikleri zamana yayın: Bir işi asla yapamam demek yerine, onu yerine getirmek için ne kadar zaman gerekeceğini düşünün ve kendinize belirli bir süre tanıyın.

3- Zamanı ölçün: Günlük görevlerinizin ne kadar zaman gerektirdiğini ölçün. Planlarınızı yaparken bu sabit süreleri daima hesaba katın.

4- Kaliteyi ölçün: Zaman nakittir. Maliyet ve fayda analizi yapın. Aşırı zaman gerektiren ancak verimli sonuçlar elde edemeyeceğiniz işleri reddedin.

5- Delege etmeyi öğrenin: ‘Ben daha çabuk veya daha hızlı yaparım’ düşüncesinin cazibesine tüm gücünüzle karşı koyun.

6- Saygı görmeyi talep edin: (Özellikle de kendinizden) “Zamanım yok” deme cesaretini edinin. Acil diye gelen işlerin gerekli olmayanlarını yapmayın.

7- Zamanla savaşın: Sizi gevezelikleriyle meşgul edenler ve kendi işlerini hep en önce yaptırmaya zorlayanlara dikkat edin. Trafikte veya kuyrukta bekleme sürelerini dikkate alin, bunlardan kaçmanın yollarını arayın.

8- Teknolojiden yararlanın: Yeni teknolojilerin kurbanı olmayın. Örneğin, daha eskisinin tam olarak nasıl kullanılacağını bilmeden, bilgisayarınıza yeni sistemleri yüklemeyin.

9- Endişelere meydan okuyun: ABD’de ‘hurry sickness’ acelecilik hastalığı diye tanımlanan fazla iş yüklenmek ve altından nasıl kalkacağını bilememek durumuna düşmeyin. Stresin yarattığı sıkıntı, endişe ve gerginlikten korunmanın yolu gerçekçi planlamadan geçiyor.

Mümin SEKMAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.


− 3 = 3


*