Zaman mı Bizi, Yoksa Biz mi Zamanı Harcıyoruz?

Hayat her canlıya bir defa kullanmak üzere bahşedilen son derece kıymetli bir nimettir. Ve hayat ırmağı çok hızlı bir şekilde akıp gider. Bilemeyiz ne kadar zamanımız kalmıştır yaşanacak bu dünyada. Bu yüzden onun değerine en layık amellere sarf etmemiz gerekir. Son derece kıymetli bir sermaye olan zamanı, boş ve abes şeylerle israf etmemeli insan.

Zamanın çok değerli olduğunu ve hızlı bir biçimde akıp gittiğini her insan bilir,  bilir ama pek fark edemez bunu. Bu yüzden olsa gerek zamanı iyi değerlendirmek için özen de göstermez çoğu zaman. Şu bir gerçek ki, insanoğlunun en çok içine düştüğü hatalardan biri de zaman israfıdır.

Aslında bir çoğumuz zamanımızı çoğu kez boşa harcıyoruz. Oysa ne kadar açık bir şekilde uyarılmaktayız Rabbimizin Sevgilisi tarafından. “Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalanmadan önce sıhhatini, fakirliğinden önce zenginliğini, meşgul zamanlarından önce boş vakitlerini ve ölümünden önce hayatını!” buyuruyor o güzel peygamber.

Ne kadar çok şey yaşarsak yaşayalım, her zaman yapılmayı bekleyen, gerçekleşmesi umulan hayaller vardır ve olacaktır. Yeter ki, boşa harcanan vaktimiz olmasın. Çünkü boşa harcanan zaman, telafîsi mümkün olmayan acı bir kayıptır ve geçmişe ait bütün dosyalar kapanmıştır artık.

İki büklüm halde yere eğilerek yürüyen bir yaşlıya sormuşlar: Baba demişler, neden eğilmiş halde yere bakarak yürüyorsun? Evlat demiş, gençliğimi kaybettim de onu arıyorum. Eğer bulursam tüm nakitlerimi verip gençliğimde kaybettiğim vakitlerimi geri alacağım. Tek dakikasını da boşa geçirmeyeceğim. Ama demiş bulamıyorum ki harcadığım gençliğimi, tükettiğim boş günlerimi…

Evet, zamanla zamana yenik düşüyor insan. Onu boşa harcadığından dolayı bir zamandan sonra o mu zamanı harcıyor, yoksa zaman mı onu idrak edemez hale geliyor. Oysa insanın kendine yapabileceği en kötü şey belki de boşa harcadığı ve öldürdüğü zamandır.

İnsanlar dünyada değerli şeyler yok etmeye alıştıklarından dolayı bu eylem modern dünyanın son derece etkili silahlarından biri halini aldı. Maalesef “Vakit öldürmek” günümüzde bir meziyet olarak algılanmaktadır. Nasıl yapılacağına, bu nasıl başarılabileceğine dair yöntemler vardır ve sunulmaktadır insanlara. En profesyonelce zaman öldürme teknikleri, zamanı öldürmek için harika siteler, zamanı öldürmek için yapılacak en iyi şeyler, evde ve işyerinde zaman öldürme oyunları, internette zamanı öldürmek gibi başlıklar sonu olmayan listenin bir kısmı. Zamanla insanların vakit öldürme biçimleri değişse de değişmeyen bir şey var: “insanlığın” da ölmeye başladığı gerçeği.

Boş iş adeta ömür törpüsüdür. Boş şeylere dalarak vakit geçirip gönül eğlendirmek isteyenler tatmin olamazlar hiç bir zaman. Saatlerce amaçsız bir şekilde bir yerlerde gezse, koltuğa yaslanıp saatlerce boş boş televizyon seyretse, saatlerce insanlarla boş konuşup dedikodu yapsa ve tartışsa da sonuçta aklını ve hafızasını yıpratıp sadece kendini yoracaktır. Oysa hayatının kıymetini bilen insanlar zamanlarının değerini de çok iyi bilirler. Gezmeleri, muhabbet etmeleri her zaman bir amaç taşımakta. Böylece hayatlarının her anını güzel amellerle süslerler ve kendilerini de boş yere yıpratmazlar.

Basralı ilim adamı Amir’i ziyarete gelenler: ‘Bize vakit ayırsan da oturup şöyle biraz sohbet etsek?’ derler. Parmağıyla gökyüzünü göstererek der ki: Tutun şu güneşi, yerinde saysın; ben de sizinle oturup sohbetle vakit öldüreyim. Bunu yapamıyor, vakti durduramıyorsanız, izin verin bir daha ele geçiremeyeceğim vaktimi pişman olmayacağım şeylerle değerlendireyim!..

Evet, “Zamanı harcamak” önemli olanı ertelememize neden olan bir tuzaktır. Zamanı harcamak hayatı harcamaktır. Bu nedenle herkes zamanına sahip çıkmalı. Ve bilmeli ki, zaman kendi varlığımızı kıymetlendirme adına bize verilen emanettir. “Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa geçirmeyiniz; çünkü zaman hayatın ta kendisidir” diyor Benjamin Franklin.

Bir servet kadar değerli olan zaman kum tanelerinin avucumuzdan kaydığı gibi gözlerimizin önünde iz bırakarak kaymakta. Onu değerlendirmezsek ardından sadece pişmanlıklar gelir. İmam Şafii şöyle dile getirir zamanı boşa harcamanın bilinçsizliğini: “Zamana kusur buluruz, oysa zaman konuşacak olsa utanırız”.

Eski bir Çin atasözünde; “Zamanın bir anını israf etmektense tüm servetinizi bir kuyunun dibine atmanız daha iyidir.” deniliyor. Çünkü zaman bir kez gittiğinde, sonsuza kadar gitmiştir. Ve insan vaktini ne ile geçiriyorsa, o odur. Dünya üç günlüktür. Gözümüzü açıp kapatana kadar gelir geçer. Zamanla zamana yenik düşmemek için çok dikkat etmeliyiz. Her an sonsuz derecede kıymetli. Bunu anlayabilirsek ne  ala. Zamanı öyle güzel değerlendir ki, “Yarın vefat edeceksin!” denilse bile programında herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı hissetmeyesin!.. diyor bir yazar. Fazla söze ne hacet. Sözlerine kulak verenlerden ve hayatı hakkı ile yaşayanlardan olma ümidi ile…

İdris Ali

One thought on “Zaman mı Bizi, Yoksa Biz mi Zamanı Harcıyoruz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.


7 − 5 =


*